Veritabanı teknolojileri şirketi Couchbase’in Kurucu Ortağı Steve Yen, yapay zeka (YZ) pazarındaki mevcut durumu ve 2026 sonrası döneme ilişkin beklentilerini paylaştı. Yen’e göre, sektörde beklenen “balonun” sönmesi veya normalleşmesiyle birlikte, teknolojik altyapı daha erişilebilir hale gelecek.
Yen, 2026 veya 2027 yıllarında yaşanması muhtemel piyasa düzeltmesinin, ileri görüşlü şirketler için stratejik bir hazırlık süreci olduğunu ifade etti. Beklentilerin rasyonel seviyeye inmesiyle; grafik işlem birimleri (GPU), dağıtılmış veri merkezleri ve depolama alanlarının maliyetlerinde düşüş yaşanması ve kapasitenin artması bekleniyor.
Geliştiriciler Orkestra Şefi Rolüne Bürünecek
Yen, yapay zeka çağında yazılım geliştiricilerin iş yapış şekillerinin köklü bir değişime uğrayacağını vurguladı. Yeni dönemde geliştiricilerin, kodun her satırını manuel olarak yazmak yerine, yapay zeka araçlarını yöneten birer “orkestra şefi” gibi hareket edeceği öngörülüyor.
Bu dönüşümün, proje geliştirme sürelerini aylardan günlere düşüreceğini belirten Yen, konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Asıl beceri, her bir kod satırını kişisel olarak elle yazmaya çalışmak değil, bütün bunları koordine etmek olacak. Bu değişim, ekiplerin işleri daha hızlı yetiştirmelerine yardımcı olacak. En büyük avantaj, sistemin üst katmanlarını ve verilerin nasıl aktığını anlamaktan geçecek.”
Veri Altyapısında Esneklik İhtiyacı ve GPU Erişimi
Yapay zekanın ürettiği veri hacminin ve çeşitliliğinin artmasıyla birlikte, şirketlerin veri yönetimi konusunda yeni zorluklarla karşılaşacağı belirtiliyor. Yen, eski tip katı sistemlerin, yapay zekanın ürettiği yarı yapılandırılmış veriler karşısında yetersiz kalabileceği uyarısında bulundu. Bu noktada, JSON gibi esnek veri modellerinin ve vektör arama teknolojilerinin önem kazanacağı ifade edildi.
Donanım tarafındaki eşitsizliğe de değinen Yen, mevcut durumda H100 ve Blackwell gibi yüksek performanslı çiplere sahip “GPU zengini” şirketler ile diğerleri arasında bir uçurum olduğunu belirtti. Ancak balonun sönmesiyle birlikte bu kapasitenin daha geniş bir pazara, daha makul fiyatlarla sunulacağı ve yapay zeka geliştirme süreçlerinin demokratikleşeceği öngörülüyor.




