Muayenehaneler Derneği üyeleri, 1 Ekim Ulusal Muayenehane Hekimleri Günü kapsamında Anıtkabir’i ziyaret ederek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine çelenk sundu. Tören sonrasında açıklamalarda bulunan Dernek Başkanı Op. Dr. Çetin Duygu, serbest hekimlik mesleğinin sürdürülebilirliği, karşılaşılan bürokratik engeller ve bağımsız hekimlik anlayışının toplum sağlığı açısından önemine dikkat çekti.
Anıtkabir’deki resmi törenin ardından heyet adına konuşan Muayenehaneler Derneği Başkanı Op. Dr. Çetin Duygu, hekimlik mesleğinin taşıdığı tarihsel sorumluluğu şu sözlerle aktardı:
“1 Ekim Ulusal Muayenehane Hekimleri Günü vesilesiyle; Cumhuriyetimizin kurucusu, bağımsızlığımızın mimarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi huzurunda, Anıtkabir’de bir arada bulunmanın gururunu ve onurunu yaşıyoruz. Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Beni Türk hekimlerine emanet ediniz.” sözü, Türk hekimine duyduğu güvenin ve inancın simgesi olmuştur. Bu söz, bizler için yalnızca büyük bir gurur kaynağı değil, aynı zamanda tarihi bir sorumluluktur. Biz Türk hekimleri olarak; Atamızın bize duyduğu güvene layık olmak, bilimden, tıbbi etik ilkelerden, meslek onurundan ve bağımsız hekimlik anlayışından taviz vermeden toplum sağlığına hizmet etmek zorundayız” dedi.
Bürokratik Engeller ve Serbest Hekimliğin Geleceği
Mevzuatta yaşanan değişimlerin ve hastane kotalarının serbest hekimlik faaliyetlerini zorlaştırdığını, muayenehanelerin büyük sermayeli özel sağlık kuruluşlarıyla haksız rekabet ortamında kaldığını belirten Op. Dr. Çetin Duygu şu ifadeleri kullandı:
“Artan işletme maliyetleri ve ekonomik yüklerin üzerine her geçen gün eklenen yeni harçlar, lisans ücretleri ve mali yaptırımlar eklendiğinde, muayenehaneler sürdürülebilir olmaktan uzaklaşmaktadır. Tüm bu cenderenin içinde, kamudaki meslektaşlarına kıyasla hukuki ve idari korumadan yoksun, güvencesiz ve yalnız bırakılan özel çalışan hekimler, hem mesleki özerkliklerini koruma, hem de sağlık hizmeti sunma mücadelesini giderek ağırlaşan koşullar altında vermek zorunda kalmaktadır. Buradan kamuoyuna ve sağlık yönetimine açıkça ifade ediyoruz: Serbest hekimlik ve muayenehaneler, sağlık sisteminin vazgeçilmez unsurlarındandır. Hekimin mesleğini bağımsız olarak icra edebilmesi, hastanın hekimini özgürce seçebilmesi ve hekim-hasta arasındaki doğrudan güven ilişkisinin korunması; yalnızca hekimlerin değil, toplum sağlığının da güvencesidir.”
Meslek ilkelerine bağlı kalacaklarını vurgulayan Op. Dr. Çetin Duygu, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:
“Bizler, Cumhuriyetimizin hekimleri olarak, Atamızın huzurunda bir kez daha söz veriyoruz: Bilimin ışığından ayrılmadan, meslek onurumuzdan ve tıbbi etik ilkelerimizden taviz vermeden; insan hayatını, hekimlik mesleğinin saygınlığını ve bağımsız hekimlik ilkesini her koşulda savunmaya ve yaşatmaya devam edeceğiz. 1 Ekim Ulusal Muayenehane Hekimleri Günü’müz kutlu olsun. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.” dedi
Muayenehane Kültürünün Sağlık Sistemindeki Yeri
Törende ayrıca derneğin kuruluş sürecine ve serbest hekimliğin hasta-hekim ilişkisindeki rolüne değinen Op. Dr. Çetin Duygu sözlerini şöyle tamamladı:
“Bizleri bu çatı altında buluşturan, serbest hekimlik mücadelesine öncülük eden Muayenehaneler Derneği Kurucusu ve Onursal Başkanı Dr.Cihangir Çakıcı’ya ve derneğimizin kuruluşundan bugüne emeği geçen tüm meslektaşlarımıza minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz. Onların açtığı bu yolda, hekimlik mesleğinin evrensel değerlerini ve etik ilkelerini korumak, hastalarımıza nitelikli sağlık hizmeti sunmak ve serbest hekimlik hakkını yaşatmakta kararlıyız. Muayenehaneler yalnızca hekimlerin mesleklerini serbestçe icra ettiği çalışma alanları değildir. Muayenehaneler; hekim ile hasta arasındaki güven, mahremiyet, süreklilik ve birebir iletişimin en güçlü şekilde yaşatıldığı, bağımsız hekimlik anlayışının en önemli merkezleridir. Derneğimizin kuruluş günü olan 1 Ekimi, Muayenehane Hekimleri Günü olarak kabul ederken amacımız; muayenehanelerin sağlık sistemindeki yerini ve önemini kamuoyuna anlatmak, serbest hekimlik kültürünü güçlendirmek ve bu köklü meslek anlayışını gelecek nesillere taşımaktır.” dedi.

