İsrail genel seçimlerinde sandık çıkış anketlerine göre Başbakan Binyamin Netanyahu öncülüğündeki ittifak ile muhalefet kanadı 51’er sandalyede kaldı. Her iki cephe de 120 sandalyeli parlamentoda hükümet kurmak adına zorunlu 61 barajını aşamazken, 18 sandalye alması beklenen Arap partileri koalisyon dengelerinde kritik konuma yerleşti.
İsrail Merkez Seçim Komitesi tarafından paylaşılan veriler doğrultusunda, saat 20.00 itibarıyla sandığa gitme oranı yüzde 77,7 seviyesine erişti. Bu oran, 1988 yılından bu yana aynı saat aralığında ölçülen en yüksek katılım düzeyi olarak kayıtlara geçti. İsrail vatandaşı Filistinlilerin oy verme oranının da yüzde 80 seviyesine çıktığı aktarıldı.
Parlamentodaki Dağılım ve Sandalye Tahminleri
İsrail devlet televizyonu KAN tarafından aktarılan projeksiyonlara göre Likud Partisi 27 sandalye ile birinci sırada yer alıyor. Muhalefet cephesinde Gadi Eisenkot liderliğindeki Yashar Partisi 21 sandalyeyle ikinci parti konumunda tahmin edilirken; Birlikte Listesi’nin 13, Demokratlar Partisi’nin 9 ve İsrail Evimiz Partisi’nin 8 sandalye kazanacağı öngörülüyor.
Mevcut iktidar ortaklarından Şas ve Birleşik Tevrat Yahudiliği partilerinin 6’şar, Yahudi Gücü Partisi’nin 7, Dini Siyonizm Partisi’nin ise 6 sandalye elde etmesi bekleniyor. Arap temsilcilerden Hadash, Ta’al ve Balad ortaklığındaki Ortak Liste’nin 11, Mansur Abbas liderliğindeki Raam Partisi’nin ise 7 milletvekilliği kazanması hesaplanıyor.
Liderlerden Sandık Sonrası İlk Değerlendirmeler
Netanyahu, seçimlerin ardından yaptığı açıklamada resmî sonuçları beklediklerini belirterek sağ siyasete birlik çağrısında bulundu:
Siyonist çoğunluk aklını başına toplamalı ve birleşmeli
Muhalefet lideri Gadi Eisenkot ise ilk sonuçların Netanyahu hükümetine duyulan güvensizliği gösterdiğini savundu. Eisenkot, hükümeti değiştirmek ve yeni bir yönetim kurmak için harekete geçeceğini açıkladı. Eski Başbakan Yair Lapid de Netanyahu liderliğindeki iktidar bloğunun ağır bir yenilgi aldığını ileri sürdü. Kesinleşmemiş verilere göre hiçbir ittifakın salt çoğunluğu yakalayamaması, yönetim sürecini koalisyon pazarlıklarına bıraktı.

